<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İstavder &#187; Makaleler</title>
	<atom:link href="http://www.istavder.com/tavla/tavla-makaleleri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.istavder.com</link>
	<description>İstanbul Tavla Spor Kulübü Derneği</description>
	<lastBuildDate>Sun, 05 Feb 2012 07:56:26 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=abc</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Tavla ve Hayat &#8211; 3 &#8211; Strateji ve Taktiklerin Niyesi ve Ötesi</title>
		<link>http://www.istavder.com/2010/08/tavla-ve-hayat-3-strateji-ve-taktiklerin-niyesi-ve-otesi/</link>
		<comments>http://www.istavder.com/2010/08/tavla-ve-hayat-3-strateji-ve-taktiklerin-niyesi-ve-otesi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Aug 2010 23:14:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[falafel]]></category>
		<category><![CDATA[istavder]]></category>
		<category><![CDATA[Sabri Büyüksoy]]></category>
		<category><![CDATA[Tavla]]></category>
		<category><![CDATA[tavla dersleri]]></category>
		<category><![CDATA[tavla kuralları]]></category>
		<category><![CDATA[tavla makale]]></category>
		<category><![CDATA[tavla öğrenme]]></category>
		<category><![CDATA[tavla strateji]]></category>
		<category><![CDATA[tavla taktikleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.istavder.com/?p=3023</guid>
		<description><![CDATA[Sabri BÜYÜKSOY]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.istavder.com/tr/wordpress/wp-content/uploads/pic.php_16.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-3024" title="pic.php" src="http://www.istavder.com/tr/wordpress/wp-content/uploads/pic.php_16.jpg" alt="" width="200" height="184" /></a></p>
<p>Strateji ve taktikleri uygulamakta hüner kazanmak hem pratikle hem de sorgulayan bir akılla ilgilidir. Ne, nasıl, ne zaman gibi uygulama kriterlerini zaman içerisinde bir kural arşivi şeklinde oluşturabiliriz. Mesela trafik kuralları çoğumuzun belleğinde ve sualsiz kabullenişinde bu şekilde nakşedilmiştir. Böylece uygulama esnasında çok hızlı ve pratik olabiliriz. Hatta bir müddet zihin otomatik davranış kalıpları geliştirip bize yardım etmeye başlayabilir. Ancak bu şekilde yığma bilgi ve kurallarla dolu bir zihin ustalık için gerekli olan sıçramayı yapamaz. Bunun hayattaki açılımına örnek olarak tarifi verilmişse helvayı yapabilir ama kendisi yeni bir tatlı keşfedemez diyebiliriz. Örneğin tavlada da kişi kapı almak konusunda maharet geliştirebilir ama bazen de çok fazla kapı yaptığı ve bunların birbiri ile bağlantısını verimli kurmadığı için sıkıntı yaşayabilir. Kapı alma stratejisinin niyesini merak eden bir akıl iki kapının niçin birbiri ile uyumlu ve bağlı olması gibi üst kavramlara sıçrama yapabilir. Örneğin aynı hamlede birden fazla kapı seçeneği mevcut ise bağlantılılık gibi bir üst kavramın ayırdında olarak seçimini ona göre yapacaktır. Böylece bu oyuncu için kapı alma stratejisinde ustalığa daha yakın diyebiliriz. Bu yazıda strateji ve taktiklerin kabuğunu bir derece soyduğumuzda ortaya çıkan resme bakarak hem önceki konumuzda ustalığın yolunu açmış hem de yeni bir çıraklık konusu oluşturmuş olacağız.</p>
<p>Tavlanın esasen bir yarış olduğunu ve altına baktığımızda da ölçülebilir kriterlerin olduğunu biliyoruz. Mesela Paul Lamford böyle bir ölçülebilir kriter olan pip sayısından yola çıkarak orta uzunlukta bir yarışta yüzde kaç kazanma ihtimali olduğunu aşağı yukarı veren bir formül geliştirmiştir. Böylece sadece kabaca ezberlenebilecek bir tablo boyutunda bilgiyi tek bir formüle indirgeyebilmiştir. Bu formül uygulanabilirlik açısından çok elverişli olmamakla birlikte eğer yeterli vakit varsa bazı durumlarda işe yarayabilir. Benzeri şekilde pul toplamanın sonuna doğru pip sayısının giderek yanıltıcı bir kriter olduğunu farkeden Walter Trice da bir çift zar atıldığında elde edilen ortalama 8 pip sayısını kullanarak israf kavramını yarış ile birleştirmiştir. Bütün bunlar yarışta pulları toplamaya doğru nasıl dizmenin daha verimli olduğunu bulmakta kullanılmıştır. Pul ve küp oyunu sırasında kullanılan taktik analizin “niye”sini merak ettiğimizde de benzer bir yapı buluruz. Önce pozisyonun genelde yarışa endeksli olan mevcut değeri baz alınır. Daha sonra bir el dönüşü olarak nitelendirilen dar bir taktik pencerede olabileceklerin hesabı kullanılır. Böylece hem insanın zihinsel yetenekleriyle örtüşme sağlanır hem de akış hissini devam ettiren makul derecede zorluk ile oyun keyifli olmaya devam eder. Bilgisayar programları canlı oyunda daha yeni yeni iki el dönüşü ve ötesine bakabilecek güce kavuşmuştur. Finans dünyasında da karmaşanın içinde bir düzen aramakla birlikte kısa vadede siyasi ve ekonomik hareketlerden taktik anlamda faydalanmak esastır. Mevcut değer ile fırsatlar ve riskler kefeye konur ve buna göre hareket edilir. Böylece acemilikte ezbere yapılanlar yavaş yavaş makul bir çerçeveye oturmaya başlar ve ustalığa doğru yola çıkılmış olur.</p>
<p>Strateji alanına baktığımızda ise “niye”lerin bizi altta yatan temellere doğru götürdüğünü görüp stratejileri uygularken artık bu temel kavramlardan daha iyi yararlanmaya başlarız. Mesela bekleme oyununda ilerlemeye başladığımızda bağlantılı olma temel kavramını fark etmeye başlarız. Eğer toplamaya doğru giderken kapıları sırasıyla kendi hanemize doğru taşıyamamışsak onları taşımanın giderek daha güçleştiğini görür ve buradaki temel kavram olan bağlantılılığı ayırdederiz. Aynı kavramdan baskın (kapama, blitz) oynarken de faydalanabiliriz çünkü taşıma sırasında farkettiğimiz bu kavram aynı zamanda baskının devamını sağlayabilmek açısından da kullanılabilmektedir. Tavla gibi kompleks oyunları ve genelde karmaşık sistemleri anlayabilmek ve idare edebilmek için bu tip soyut temel kavramlar gereklidir. Bunlar karmaşık bütünleri değişik şekillerde ve açılarda keserek içeriden değişik görüntüler elde etmemizi sağlar. Mesela yazılım dünyasında bu yaklaşım problemlerin analizi ve çözümün inşası sırasında sık kullanılmaktadır. Nerdeyse her yazılım ürününün ihtiyacı olan ve çok noktada ürünle temasta olan kullanıcı rolleri, yedekleme, görsel arayüz ve güzenlik gibi hususların her biri yalıtılmış kavramlar olarak sırası geldiğinde muamele görür. “Niye”lerin anlayışı ile artık kombine stratejiler ve birden fazla plana açık olmak imkan dahilindedir.</p>
<p>Ölçülebilir kriterleri çıraklık aşamasında kullanmaya başlamıştık. Ustalık aşamasında ise kriterlerin doğası ile ilgili merakımız bize başka pencereler açacaktır. Neden bazı kriterlerin kullanılageldiği aşikar olmaya başlayınca artık daha derine inerek hangi kriterin hangi durumda kullanılabileceğini ve ölçüm yaparken ne kadar hassas olacağımızı irdeleriz. Sun Tzu &#8216;nun bahsettiği stratejilerin taktiklerden daha önemli olduğu noktasına geliriz çünkü her stratejinin her durumda uygun olmadığını ve önceki aşamada sanıldığının aksine taktiklerin amacının stratejileri desteklemek olduğunu öğreniriz.</p>
<p>Problem çözerken kullanılan araçların çözüm için gerekli olduğunu biliyoruz. Bundan daha önemli olanınsa daha önce gelen anlayış aşaması olduğunu “niye”leri sorguladıkça ve ustalığa doğru ilerledikçe hissetmeye başlarız. Kent Goulding &#8216;in dediği şekliyle oyun planı ya da Falafel &#8216;in değişiyle oyunun ana fikrini kavramaya ancak bu sorgulamalarla yaklaşırız. Zarın ve hayatın rastgeleliği ile her hamlenin ya da her günün planları değiştirebileceğini bilir ve değişimi hayatın bir parçası olarak kabulleniriz. Bundan sonraki yazımda strateji ve taktiklerin altını kazıyınca çıkan kavramların çıraklığından bahsedeceğim. Çıraklıkta bir miktar yetkinlik, ustalığa doğru gelişen bir vizyon ve insani durumumuzu kavrayışın başlamasıyla birlikte ilerleyen yazılarda artık birlik ve uyumun ne olduğunu sezmeye başlayabileceğiz.</p>
<p><strong>Sabri BÜYÜKSOY</strong></p>
<p><strong><a href="http://www.tavlavehayat.com">www.tavlavehayat.com</a></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istavder.com/2010/08/tavla-ve-hayat-3-strateji-ve-taktiklerin-niyesi-ve-otesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tavla ve Hayat &#8211; 2 &#8211; Strateji ve Taktik Nedir, Nasıl Uygulanır?</title>
		<link>http://www.istavder.com/2010/08/tavla-ve-hayat-2-strateji-ve-taktik-nedir-nasil-uygulanir/</link>
		<comments>http://www.istavder.com/2010/08/tavla-ve-hayat-2-strateji-ve-taktik-nedir-nasil-uygulanir/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Aug 2010 23:11:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[istavder]]></category>
		<category><![CDATA[modern tavla]]></category>
		<category><![CDATA[Sabri Büyüksoy]]></category>
		<category><![CDATA[Tavla]]></category>
		<category><![CDATA[tavla dersleri]]></category>
		<category><![CDATA[tavla makale]]></category>
		<category><![CDATA[tavla strateji]]></category>
		<category><![CDATA[tavla taktik]]></category>
		<category><![CDATA[vidolu tavla]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.istavder.com/?p=3021</guid>
		<description><![CDATA[Sabri BÜYÜKSOY]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.istavder.com/tr/wordpress/wp-content/uploads/pic.php_15.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-3020" title="pic.php" src="http://www.istavder.com/tr/wordpress/wp-content/uploads/pic.php_15.jpg" alt="" width="200" height="184" /></a></p>
<p>Strateji ve taktikler bütün uğraşlarımızda karşımıza çıkarlar. Beynimizin işleyişinin böyle şekillendiğine dair bulgular vardır. Hayatta olduğu gibi tavlada da oyunda daha uzun süre kalabilmek üzere sınırlı sürede ve amaca yönelik kalitede çözümleri bu araçlarla elde ederiz. Stratejiler büyük resme ve özü kavrayışa işaret eden ve değerleri uzun zamanda ortaya çıkan çözüm modelleridir. Tavlada kapı almak pulları kırılmadan taşımakta ve rakibi engellemekte kullanılan bir stratejidir. Eğitim almak daha kazançlı iş fırsatları yakalamada bir strateji olarak kullanılabilir. Öte yandan taktikler daha kısa vadeli anlık hayat memat durumlarıyla ilişkilidirler. Problemlerin çeperi dar olup fırsatların oluşma ihtimalini ve kazancı ölçmek nispeten mümkün olduğunda taktikler kullanılabilir. Tavlada rakibin pulunu kırarak seçeneklerini kısıtlamak oyunu istediğimiz şekilde yönlendirme taktiği olarak kullanılabilir. Uğraşlardaki acemiliğimizde “ne” ve “nasıl” sorularıyla ilerlemekte fayda vardır. Bu yazıda kısaca böyle bir bakışın genel bir resmini sunmaya çalışacağım.</p>
<p>Tavlanın temelinde yarış olup öne geçen yarışmaya geri düşen de engellemeye ağırlık verir. İş dünyasında da kimileri öne geçer, kimileri engellemeye ya da yakalamaya çalışır, kimileri de farklı ve güçlü yönleri ortaya çıkararak yarışma zemininde yeni boyutlar açar. Strateji ve taktikler uğraşının vadesi ve kazanç hesaplama/öngörme yetilerimizle ilişkilidir. Tavlada hamle, oyun, maç, turnuva, sezon ve bütün tavla kariyeri gibi değişken vadeler ile bu vadelerde kullanılabilecek strateji ve taktikler mevcuttur. Bir hamle sonrası için yapacağımız hesap, oynayabileceğimiz hamle seçenekleri ve rakibin bunu yanıtlayabileceği hamle kombinasyonları olarak taktik anlamda değerlendirilebilir. Mesela rakibe gelebilecek zarları iyi, orta, vasat ve kötü olarak gruplayıp her gruba karşı oluşabilecek senaryoları değerlendirebiliriz. Bu taktik analizin ustaları robotlar olup insan oyunculara çok değerli katkılar sağlamışlardır. İş dünyasında bu tarz analizler beyin fırtınası toplantılarında sıkça yapılmakta ve ayrıca bilgisayar simulasyonlarından da faydalanılmaktadır.</p>
<p>Tavlada bekleme, kapama, bloklama ve geri-savunma gibi değişik temas ve karmaşıklık seçenekleri içeren stratejilerden faydalanılabilir. Bütün stratejilerde taraflardan birisi kendisi yarışırken diğerini engellemeye çalışır. Yarışta önde olanın yapabileceği en iyi şey oyunun doğasına sadık kalarak sadece yarışmaktır. Kazanacak en basit yol oyunu ve uğraşıyı kendi tasarlandığı seviyede algılamak ve oyun için öngördüğümüz hedeften sapmamaktır. Yalnız stratejiler oyunun amacı değil kazanmanın aracı olduğundan gerektiği zaman kıvrak olarak değiştirilebilmelidir. Tek mühimmatımız kaçış ise o zaman bütün durumlara bu açıdan bakmamız kaçınılmaz olacaktır. Sadece oyunu kazanmayı düşünmüşsek o zaman da uğraşın bizi büyütmesine imkan tanımamış oluruz. Örneğin bir işletme hedef olarak sadece kar etmeyi ortaya koyarsa ortakları, çalışanları ve müşterileri içeren büyük resimde hiç kimseyi mutlu etmemeyi başarabilir.</p>
<p>Strateji ve taktikleri uygulayabilmek için ölçülebilir kriterler gereklidir. Tavlada yarışta bitime olan uzaklıkları veren pip sayısı, çeyrek bölge atlama sayısı, ihtimal hesaplama yöntemleri, kırık sayısı, geri plandaki pul sayısı, içerdeki kapı sayısı, bloktaki kapı sayısı gibi birçok ölçme yöntemi vardır. Tavlada ve hayatta ölçülebilir unsurlar çetele tutmaktan ziyade strateji ve taktiklerimizin işe yarayıp yaramadığını gösterip daha sonraki vadelerde hangilerini tekrar kullanacağımızı belirlememize yarar. Bu amaçla işleyiş prensiplerini anlayıp robotlardan destek almak da çok önemlidir. Aynen iş dünyasında simülasyonlardan ve bilgisayarlı analizlerden destek aldığımız gibi. Evrimsel tasarımı ile doğa ve canlılar da bize bu konularda ışık tutabilecek çok uzun vadeli karmaşık sistemlerdir.</p>
<p>Strateji ve taktikler tavlada ve hayatta değişik vadedeki uğraşlarımıza makul kalitede çözüm sağlamada kullanılan araçlardır. Oyunda ve hayatta ilgilendiğimiz bütün vadelerde gerekli olanları toparlayıp kuşanmamız elzemdir. Seçenek ve ihtimallerin bilinci hamle ve oyun çapında skor bazlı taktikler kullanarak psikolojik olarak şans faktörü ile uzlaşmayı sağlar. Oyun, maç, sezon ve tavla kariyeri gibi uzun vadelerde ise uygun stratejiler şansı sıfırlayıp fırsatları doğurur. “Herkes yenmemi sağlayan taktikleri farkeder ama peyderpey zaferi getiren stratejileri göremez” diyen Sun Tzu &#8216;dan esinlenip, ustalığın “neden”leri kavramakla oluşacağına sonraki yazımda değineceğim.</p>
<p><strong>Sabri BÜYÜKSOY</strong></p>
<p><strong><a href="http://www.tavlavehayat.com">www.tavlavehayat.com</a></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istavder.com/2010/08/tavla-ve-hayat-2-strateji-ve-taktik-nedir-nasil-uygulanir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tavla ve Hayat &#8211; 1 &#8211; Tavlanın Oyunculuğu</title>
		<link>http://www.istavder.com/2010/08/tavla-ve-hayat-1-tavlanin-oyunculugu/</link>
		<comments>http://www.istavder.com/2010/08/tavla-ve-hayat-1-tavlanin-oyunculugu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Aug 2010 23:07:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[istavder]]></category>
		<category><![CDATA[Sabri Büyüksoy]]></category>
		<category><![CDATA[Tavla]]></category>
		<category><![CDATA[tavla dersleri]]></category>
		<category><![CDATA[tavla makale]]></category>
		<category><![CDATA[tavla ve hayat]]></category>
		<category><![CDATA[tavla yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.istavder.com/?p=3016</guid>
		<description><![CDATA[Sabri BÜYÜKSOY...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.istavder.com/tr/wordpress/wp-content/uploads/pic.php_14.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-3018" title="pic.php" src="http://www.istavder.com/tr/wordpress/wp-content/uploads/pic.php_14.jpg" alt="" width="200" height="184" /></a></p>
<p>Tavla sadece tavla değildir. Her uğraş kişi ve uğraşılan arasında bir etkileşim doğurur. Tavla oynayan ve tavla oyunu arasında da bu durum vardır. Uğraşılarda oluşan etkileşimin üç temel aşaması tavlaya da uygulanabilir. İlk önce tavla kişinin nefsiyle oynar ve aciz duruma düşürür. Bu aşamaya “acemilik/çıraklık” adını verelim. Daha sonra kişi yıllar içerisinde tavlayı oynar ve tavlaya hakim olup mekanik sınırlar dahilinde ustalaşır. Buna da “ustalık/marifet” aşaması diyelim. Bu iki aşama birbiri içerisine de geçebilir çünkü her uğraş gibi tavlanın da belirli merhaleleri ve durağanlaşılabilen platoları vardır. En son aşamada ise oynayan ve oynanan ayrımı ortadan kalkar ve ortada sadece tavla kalır. Bu kaynaşma ve birlik aşamasında artık içeriden ve dışarıdan bakıldığında doğal ve organik bir şekilde tavla vardır. Bu son aşamaya da “birlik/hakikat” aşaması diyelim. Bundan sonraki yazılarımda bu üç aşamaya aşağıda birer cümleye sığdırdığım konuları açarak değineceğim.</p>
<p>“Acemilik/Çıraklık” aşamasında öncelikle insani boyutu oyundan soyutlayıp tavlaya değişken vadede bir yarış olarak stratejik ve taktik açılardan bakabiliriz. Tavla bize yarışı ne zaman ve nasıl kazanmak ya da kaybetmek istediğimiz seçeneklerini sunar. Olasılık matematiği ve istatistik ile çoğu noktada yakından ilgilidir. Hayat kadar sonsuz ihtimal içerip şans kavramının göreceliliğini ve bu konudaki yanlılığımızı ustalaşabilene gösterir. Bu boyutlarının hemen üzerine inşa edilen risk yönetimi, kriz yönetimi, hareket esnekliği, yapısal zayıflık/güçlülük, bağlantılılık gibi unsurların önemine de işaret eder. Oyun sırasında hedef belirleme ve bunda esnekliğin önemi belirli bir seviyeden sonra ortaya çıkmaktadır. Bu aşamada oyun bilgisinin yanında insani faktörler de devreye girer ve bizi oyun bilgisinin ötesine taşıyacak yolu gösterir. Hayata karşı tutumumuz kendisini tavlada belli eder. Şansı ve şans unsuru karşısında kendimizi nasıl algıladığımız tavlada mevcuttur. Kazanmak ve kaybetmek hakkında nefsimizin ne olgunlukta olduğunu gösterir. Oyun sırasındaki psikolojik değişimlerimizin ne ölçüde farkına varabildiğimizi tavla sayesinde öğrenebiliriz. Zihinsel ve bedensel gücümüzü ve nefesimizi ne ölçüde verimli kullandığımız da tavladaki performansımız ile ortaya çıkacaktır. Heyecanımızı nasıl avantaja çevirip yönetebildiğimizi gösteri dünyasındaki insanların yaşadıklarına benzer olarak anlayabiliriz tavla sayesinde. Deneyimi oyun becerisine ve paylaşıma çevirebilme yeteneği tavlacıya çok şey katacaktır. Oyun sırasında ne kadar masada ne kadar etraftayız bunu başarılarımızdan anlayabiliriz. Huzursuzluk verici bir durumda oyunda kalma becerimiz var mı yok mu bunu da tavladan öğrenebiliriz.</p>
<p>“Ustalık/Marifet” aşamasında ise tavlayı niçin oynadığımız sorusu kendisini daha çok ortaya koyacaktır. Hayatta her uğraşta olduğu gibi tavla da aşk için ya da köşk için oynanabilir. Kimimiz sevdiğinden oynar kimisi de bundan kendisine bir paye elde etmeyi arzular. İkisi de makbuldür ve kişisel tercihtir. Ancak aşk için yapılan meşgaleler sonuç her ne olursa olsun tatmin edicidir. Bir şeye erişmek için yapıldığında ise keyif ve başarı bir dış faktöre bağlandığı için daha zordur. Mesela kötü şans ile başedebilmek sevgi ile yapılan bir uğraşta daha kolaydır. Sevgi ile yapılan uğraşlarda kişi daha arzuladığı kıvamda olacak ve uğraşın kendisi mutluluğu getirecektir. Başarı kaygısı ile uğraşıldığında ise sonuca varana kadar her an stres kaynağı olabilecektir.</p>
<p>Tavlanın ve her uğraşın sonundaki “Birlik/Hakikat” aşamasını anlamak zordur. Hugo Paulson &#8216;un “iyi firmalar rekabeti düşünür, harika firmalar ise müşterilerini” düşüncesini tavla oynayan insana şöyle uygulayabiliriz: Harika tavlacı tavlanın içerisinde nefsini yitiren ve tavladan kendisine ve etrafına faydalar da üretebilen birisidir. Her uğraş kişinin kendisini tanımasına fırsat verdiği ve toplam faydayı arttırarak kendisini üst bir potansiyele taşıdığı kadarıyla anlamlıdır. Hiçbir insan bir ada değildir. Kendisi bir özne ve diğer herşey birer nesne değildir. Kişi hem bütünün parçası hem de kendisidir. Hayat ve tavla dışımızdan akan geçen şeyler değil aynı zamanda içimizdedir. Harika tavla oynadığımız zaman aynı zamanda kendimize de dokunmuş olur ve bundan toplam bir fayda elde ederiz.</p>
<p><strong>Sabri BÜYÜKSOY</strong></p>
<p><strong><a href="http://www.tavlavehayat.com">www.tavlavehayat.com</a></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istavder.com/2010/08/tavla-ve-hayat-1-tavlanin-oyunculugu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tavla Stratejileri</title>
		<link>http://www.istavder.com/2009/11/tavla-stratejileri/</link>
		<comments>http://www.istavder.com/2009/11/tavla-stratejileri/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Nov 2009 13:22:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[istavder]]></category>
		<category><![CDATA[modern tavla]]></category>
		<category><![CDATA[nettavla]]></category>
		<category><![CDATA[ödüllü tavla turnuvası]]></category>
		<category><![CDATA[Tavla]]></category>
		<category><![CDATA[tavla federasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[tavla ligi]]></category>
		<category><![CDATA[tavla turnuvası]]></category>
		<category><![CDATA[vidolu tavla]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.istavder.com/?p=1659</guid>
		<description><![CDATA[Tavla, oyunun seyri içerisinde stratejilerin birçok kez değişebildiği bir oyundur, bu nedenle tüm hevesli Tavla oyuncuları için esneklik bir zorunluluktur; bir strateji gerçekleştirilemiyorsa gerekli değişiklikleri yapmak başarılı bir Tavla oyuncusu olmanın vazgeçilmez koşulları arasındadır.
Sevdiğim ve oynamak zevk aldığım strateji Geri Oyun stratejisidir. Bu aynı zamanda en popüler stratejilerden biridir, çünkü oyunda muhtemelen çok geridesinizdir ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tavla, oyunun seyri içerisinde stratejilerin birçok kez değişebildiği bir oyundur, bu nedenle tüm hevesli Tavla oyuncuları için esneklik bir zorunluluktur; bir strateji gerçekleştirilemiyorsa gerekli değişiklikleri yapmak başarılı bir Tavla oyuncusu olmanın vazgeçilmez koşulları arasındadır.</p>
<p>Sevdiğim ve oynamak zevk aldığım strateji Geri Oyun stratejisidir. Bu aynı zamanda en popüler stratejilerden biridir, çünkü oyunda muhtemelen çok geridesinizdir ve kazanma şansı elde etmek için rakibinizi vurmanız gerekir.</p>
<p>Geri Oyun oynamaya karar vermeden önce birkaç hususun belirlenmesi gerekir, bunların en önemlisi rakibinizin ev tahtasındaki kapılardır, eğer burada iki kapınız varsa, rakibiniz sizden hızlı hareket ettiği sürece güçlü bir konumdasınız demektir. İki kapı tutmanın ve ardından yüksek zar attığınız için bunları bozmanın bir karı yoktur, bu nedenle kendi ev tahtanıza taşımak için bir veya daha çok fazlalık pulunuzun bulunması önemlidir, böylece zamanı geldiğinde ve rakibinizi vurduğunuzda bunların oyuna girmesi zor olur.</p>
<p>Bütün bunlar çok kolay görünüyor, fakat gerçekte öyle değildir ve çok sayıda sorun ortaya çıkar, rakibiniz inanılmaz zarlar atabilir, sizin attığınız zarlar oyun planınıza uymayabilir (yani, çok hızlı hareket etmek zorunda kalabilirsiniz) ve elbette rakibiniz, sizinle aynı oyunu oynamaya karar vermediyse, katmerli mars olabilirsiniz.</p>
<p>İlk kez Geri Oyun oynamayı denerken, küçük bahisli veya sabit ödüllü oyunlarda denemek en iyisidir, çünkü bu karmaşık bir stratejidir ve Tavlanın sunduğu en zor stratejide iyi olabilmeniz için çalışmanız gerekir.</p>
<p>Son olarak, her şey kaybedilmiş gibi görünüyorsa ve rakibiniz kolayca kazanacaksa, sinirlerinize hakim olmalı ve planınızı yürütmelisiniz, planınızın başarısız olduğu zamanlar vardır, fakat ölmüş ve gömülmüş görünen bir oyunu kazanmanın getirdiği zevk de muhteşemdir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istavder.com/2009/11/tavla-stratejileri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tavlada Kazanma Stratejileri</title>
		<link>http://www.istavder.com/2009/11/tavlada-kazanma-stratejileri/</link>
		<comments>http://www.istavder.com/2009/11/tavlada-kazanma-stratejileri/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Nov 2009 13:15:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[backgammon]]></category>
		<category><![CDATA[istavder]]></category>
		<category><![CDATA[modern tavla]]></category>
		<category><![CDATA[nettavla]]></category>
		<category><![CDATA[Tavla]]></category>
		<category><![CDATA[tavla federasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[tavla ligi]]></category>
		<category><![CDATA[tavla organizasyon]]></category>
		<category><![CDATA[tavla turnuvası]]></category>
		<category><![CDATA[vidolu tavla]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.istavder.com/?p=1654</guid>
		<description><![CDATA[Kazanma Stratejileri]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir oyunun başlangıcında, bir pulu kapı almak için açık vermelisiniz (yani bir pulu gerçekten kapı almak istediğiniz bir yere koymalısınız)</p>
<p>örneğin 2-1 ve 5-1 gibi açılış zarlarında, kendi 5 hanenize pul koymalısınız (buna altın kapı denir, çünkü alınacak en önemli kapıdır)</p>
<p>Öyleyse her zaman kendi 5 hanenize kapılık pul koymayı unutmayın ve altı kapınıza ve aynı şeyi rakibinizin kapısı ve 5 kapısı için yapın… Fakat oyunun ilerleyen zamanlarında, bu o kadar önemli olmaz ve daha çok önem kazanan şey vurulmamak ve geriye gönderilmemektir…</p>
<p>6-4, 6-3, 6-2, 2-3, 4-1 gibi açılış zarlarında, gerideki kapınızı bozmalı ve bir pulu da orta haneden indirmelisiniz, böyle kapı bozmak önemlidir çünkü rakibiniz de aynı şeyi yaparsa vurmak için iki şansınız olur ve ayrıca marsla kaybetmemek için bir ileri kapı almak çok önemlidir.</p>
<p>3-1, 4-2, 5-3 açılış zarlarında kendi evinizde kapı alırsınız ve 6-1 ile kendi altı kapınızı alırsınız ki bu da önemlidir, tüm bu zarlar sizin için çok iyidir…</p>
<p>6-5 bir pulunuzu kaçmanızı sağlar ve bu da iyi bir zardır.</p>
<p>5-4 atınca ve marsa ihtiyacınız varsa 2 pulu orta haneden indirirsiniz veya birini indirir diğerini rakip ev tahtasındaki kapıyı bozup ilerletirsiniz.</p>
<p>5-2 biraz 5-4&#8242;e benzer ya 2 pul indirirsiniz veya geriden kapı bozarsınız, yapacağınız tercih, marsla kaybetmenizin yaratacağı sonucu çok bağlıdır, paralı oyunlarda hangi hamleyi oynayacağınız önemi yoktur.</p>
<p>Küp oyunuyla ilgili size söyleyeceğim bir şey, size katlama yapılmışsa, pek mars demiyorsak, kazanma şansınız %25 civarındaysa katlamayı kabul etmelisiniz, elbette bu, bir maç oynuyorsanız değişir veya öndeyseniz veya gerideyseniz yine değişir…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istavder.com/2009/11/tavlada-kazanma-stratejileri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>NEDEN HİÇ ZARIMDAN ŞİKAYET ETMEM&#8230;</title>
		<link>http://www.istavder.com/2009/10/neden-hic-zarimdan-sikayet-etmem/</link>
		<comments>http://www.istavder.com/2009/10/neden-hic-zarimdan-sikayet-etmem/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Oct 2009 14:01:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[backgammon]]></category>
		<category><![CDATA[istavder]]></category>
		<category><![CDATA[Phil Simborg]]></category>
		<category><![CDATA[Sabri Büyüksoy]]></category>
		<category><![CDATA[Tavla]]></category>
		<category><![CDATA[tavla makale]]></category>
		<category><![CDATA[tavla-akademi]]></category>
		<category><![CDATA[zar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.istavder.com/?p=1332</guid>
		<description><![CDATA[
NEDEN HİÇ ZARIMDAN ŞİKAYET ETMEM
Phil Simborg (çeviri: Sabri Büyüksoy)
 
(Bu makaleyi yazalı 15 yıldan fazla oldu, ve gururluyum ki birçok canlı turnuvada poster olarak kullanıldı ve birçok web sitesinde kopyası mevcut.)
 
İşte neden HİÇ attığım zarlardan ya da şansımdan şikayet etmediğim:
 
 1)         Kaba ve ayıp bir şey. Rakibinizin sadece şansından ötürü kazandığını ve oyun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;" align="center">
<p style="text-align: center;" align="center"><strong><span style="font-family: Arial; font-size: small;"><span style="font-size: 12pt; font-family: Arial; font-weight: bold;">NEDEN HİÇ ZARIMDAN ŞİKAYET ETMEM</span></span></strong></p>
<p style="text-align: center;" align="center"><span style="font-family: Arial; font-size: small;"><span style="font-size: 12pt; font-family: Arial;"><strong>Phil Simborg</strong> (çeviri: <strong>Sabri Büyüksoy</strong>)</span></span></p>
<p style="text-align: left;"><span style="font-family: Arial; font-size: small;"><span style="font-size: 12pt; font-family: Arial;"> </span></span><br />
<span style="font-family: Arial; font-size: small;"><span style="font-size: 12pt; font-family: Arial;">(Bu makaleyi yazalı 15 yıldan fazla oldu, ve gururluyum ki birçok canlı turnuvada poster olarak kullanıldı ve birçok web sitesinde kopyası mevcut.)</span></span><br />
<span style="font-family: Arial; font-size: small;"><span style="font-size: 12pt; font-family: Arial;"> </span></span><br />
<span style="font-family: Arial; font-size: small;"><span style="font-size: 12pt; font-family: Arial;">İşte neden HİÇ attığım zarlardan ya da şansımdan şikayet etmediğim:</span></span><br />
<span style="font-family: Arial; font-size: small;"><span style="font-size: 12pt; font-family: Arial;"> </span></span><br />
<span style="font-family: Arial; font-size: small;"><span style="font-size: 12pt; font-family: Arial;"> 1)         <strong><span style="font-weight: bold;">Kaba ve ayıp bir şey.</span></strong> Rakibinizin sadece şansından ötürü kazandığını ve oyun becerisi olmadığını ima eder. Görgüsüzce ve aşağılayıcıdır.</span></span><br />
<span style="font-family: Arial; font-size: small;"><span style="font-size: 12pt; font-family: Arial;"> 2)         <strong><span style="font-weight: bold;">Kimse aldırmaz.</span></strong> Herkes böyle şeyler duymaktan bıkmıştır.  Herkes kendi kötü zarlarını görür ve iyi zarlarını unutur.</span></span><br />
<span style="font-family: Arial; font-size: small;"><span style="font-size: 12pt; font-family: Arial;"> 3)         Çoğunlukla şanssız olduğunuz <strong><span style="font-weight: bold;">DOĞRU DEĞİLDİR</span></strong>. <strong><em><span style="font-weight: bold; font-style: italic;"> Herkes aynı şans ile zar atar.</span></em></strong> Eğer kendi payınıza düşenden daha fazla kötü zar attığınızı düşünüyorsanız, muhtemelen kötü oynuyor ve bunu fark etmiyorsunuzdur&#8230;çünkü ne kadar kötü oynarsanız, size gelebilecek zarların daha çoğu kötü olacak ve rakibinize de daha çok iyi zar gelebilecektir.  Bu açıklama aynı zamanda internet &#8216;deki tavla sunucularının zarından şikayete de uyar.  Hiç bir bilgisayar kimin zar attığına ve pozisyonun ne olduğuna aldırmaz.  Zar rastgeledir ve bütün sunucular üzerinde yapılan bütün çalışmalar bunu şimdiye kadar ispat etmiştir.  Zar her yerde saf ve akılsızdır&#8230;istatistiğin doğası gereği bazen birkaç çift üst üste gelebilir ya da 2 kapıya 5 gele atılabilir.</span></span><br />
<span style="font-family: Arial; font-size: small;"><span style="font-size: 12pt; font-family: Arial;"> 4)         Eğer kötü zarlarınıza konsantre olursanız <strong><span style="font-weight: bold;">DAHA KÖTÜ OYNARSINIZ.</span></strong> Şikayet zihin ve enerjinizi yanlış yerlere odaklar.  Ne kadar kötü zar attığınızı ya da rakiplerinizin ne kadar iyi zar attığını düşünürsünüz, halbuki gerçekten yoğunlaşmanız gereken şudur:  doğru hamle kararı hangisi?  Ve kötü şansınız hakkında düşünmeye başlarsanız kötü zar atacağınız ya da rakibinizin joker atacağı varsayımı ile hamlelerinizi değiştirmeye başlayabilirsiniz, halbuki düşünmeniz gereken şudur:  <strong><span style="font-weight: bold;">ihtimaller</span></strong>.  İhtimaller üzerine oynamayı bırakıp hangi zarların geleceğini &#8220;tahmin&#8221; etmeyi denemeye başlarsanız daha kötü oynarsınız.</span></span><br />
<span style="font-family: Arial; font-size: small;"><span style="font-size: 12pt; font-family: Arial;"> 5)         Sızlanmak <strong><span style="font-weight: bold;">oyunu daha az zevkli hale getirir</span></strong>.   Sizin için.   Ne kadar kötü şansınızdan dem vurursanız o kadar kötü şansı hatırlayacak ve oynarken daha az eğleneceksiniz.  Hatta kazansanız bile.</span></span><br />
<span style="font-family: Arial; font-size: small;"><span style="font-size: 12pt; font-family: Arial;"> </span></span><br />
<span style="font-family: Arial; font-size: small;"><span style="font-size: 12pt; font-family: Arial;">Özetle <strong><span style="font-weight: bold;">HİÇBİR ZAMAN </span></strong>attığım bir zardan veya kötü şansımdan şikayet etmem.  Asla.  Ve eminim ki rakiplerim bunu takdir ederler, eminim ki böylece daha iyi oynarım ve sonunda daha mutlu olurum.  Ve birisi bana ne kadar şanslı olduğumu söylerse onlara standart cevabımı veririm:  &#8220;Evet, bu turnuvada çok şanslı bir kura çektim.&#8221; </span></span></p>
<p style="text-align: left;">&#8212;<a class="aligncenter" title="Yazının Orjinal Hali" href="http://www.simborgbackgammonlessons.com/home/why-i-never-complain-about-luck" target="_blank"> Yazının Orjinalini Okuyun</a> &#8212;</p>
<div style="margin-left: 30pt; text-align: left;">
<p style="text-align: left;"><span style="font-family: Times New Roman; font-size: small;"><span style="font-size: 12pt;"><a href="http://www.simborgbackgammonlessons.com/home/why-i-never-complain-about-luck" target="_blank"><br />
</a></span></span></p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istavder.com/2009/10/neden-hic-zarimdan-sikayet-etmem/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

